Sakınıyorum artık seni kendimden.
Zararın en büyüğünü verecek olmamdan dolayı değil, zararın en büyüğünü ben görebileceğim için..
Güzel olan birçok birlikteliğimiz oldu seninle elbet. Sonrasında gördüğüm zarar hep gölgesiymiş meğer; iyi olan herşeyin.
Yakındığım konuları derlesem roman olur tasviri yanlış, seninle geçen her saniye; günlüğümün birer parçası. Asıl roman orda yatıyor.
Kapılınılan mutluluk deryasında, mutsuzluğumu haykırmam gerekiyormuş halbuki; çünkü sonu mutlu şeyler kısıtlı ve tanık olduğum
sadece Yeşilçam filmleri.
Gerçek, zor olduğu kadar acı.
Tüm sıkıntılarımın birikimi, lacivert kabıyla ajandam. Onunda sonu geldi biliyorum; sıkıntım o kadar çok ki…Yeni sıkıntılara yelken
açmak durumunda kalıyorum, hayatın gel gitleriyle. O ajandayı yaktığımda senide yakmış olsam, sanada bir nebze acı çektirmiş olsam.
Eşitlikten yanayım; ne çektiysem, çekmen umuduyla…



